Haliç Canavarı ?

144
Haliç canavarı

                                                 HALİÇ CANAVARI 

Bu efsanevi olay 17. Yüz yılda yaşanmıştır Osmanlı devleti, lale devri olarak tarihe geçen bir zaman içinde yaşıyordu.

Devlet geride kalmışlığı kapatabilmek için ekonomi,eğitim,teknik alanlar da ıslahat yapmaktaydı diğer taraftan gereksiz harcamaları devletin ekonomisi fazla bozulmaya başlamıştı.

Dönemim hükümdarı, Şehzadeleri için görkemli bir sünnet düğünü tertiplemişti. İstanbul, rengarenk süslenmiş bir masal dünyasını andırıyordu.

Ülkenin dört bir yanından gelen, uzman sanatçılar halkı eğlendirmeye çalışıyordu Hal binası olarak kullanılan haliç yakasında ki yere saray erkanı ve yabancı konuklar için büyük bir platform yapılmıştı. İnsanlar haliçte ki rengarenk yarış kayıklarını seyrediyordu ki. Başta Padişah olmak üzere Seyfiye,Kalemiye ve ilmiyenin ileri gelenleri ile yabancı ülke temsilcileri Platformda yerlerini almışlardı.

Birden garip bir şey oldu, Deniz sanki yarılmış tüm insanlar dehşet dolu bakışları altında, yaklaşık otuz metre boyunda ev bir timsah belirmişti. Bu yaratığın gözleri alev alevdi. Ağzından ve burnundan dumanlar çıkıyordu. Ortalık bir anda sessizleşmişti. Hiç kimse gördüklerine inanamıyordu.

Yaratık, çok geçmeden halicin mavi sularına gömülerek ortadan kayboldu ve insanlar neler olduğunu düşünmesine fırsat kalmadan yaratık korkunç görünümü ile yeniden su yüzeyine çıktı bu sefer çok daha garip bir şekilde, Canavar ürkütücü bir çığlıkla kocaman ağzını açtı bir duman yayıldı etrafa, Duman tamamen kaybolduktan sonra canavarın ağzından çıkan birbirinden güzel rakkaseleri aynı canavarın sırtında dans etmeye başladı.

Daveletlilerin korkularının yerini şaşkınlık aldı rakkaseler gösterilerini bitirdikten sonra canavarın ağzından girerek suya gömülüp tekrar ortadan kayboldular.

Daha sonra Bu timsahın bir denizaltı olduğu ortaya çıktı tasarımını tersane-i hassa mimarlarından İbrahim ağa yapmıştı. Bu yararlı buluş acaba niçin geliştirilmedi ?

Eğer bu türden başarılar sürdürse idi hiç kuşkusuz Osmanlı devleti, dünya güçler dengesini lehine çevirebilecekti. Beklide çok özledikleri Kanuni devri ihtişamını yeniden yakalayabilirdi fakat geliştirilmedi bu konuda tarihi bilgimiz bu kadarla sınırlı kalmaktadır…

Haliç köprüsü
Haliç köprüsü