Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisi
Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisi

Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisi

Sanayileşme ve şehirleşme ilişkisini geçmişten günümüze birbirini etkileyen ve günümüzün bir parçası haline gelmiş bir olgudur. Sanayileşme geçmişten günümüze kadar yaşamımızı şekillendiren büyük bir parçalar bütününü oluşturur sanayinin geliştiği bölgeler de şehirleşmeden söz etmek mümkündür. Şehirleşmenin temelinde göçler yatmaktadır göçlerin nedeni şehirleşme ve sanayinin ortaya çıkmasını açıklamakla yetmemektedir günümüzde sanayileşmesini tamamlamış büyük kentler şehirleşmenin faydaları ve zararlarını görmekte bu sorunlara çözüm bulmaya çalışmaktadır. Şehirleşmenin temelin de göçler yer almaktadır ve göçleri çekici bir faktör haline getirmeyi sağlayan etmenler vardır, insanlar neden bu şehirlere göç etmiştir? Şehirlerde ki nüfus artışı ne gibi sorunlara yol açmaktadır? Şehirleşmenin coğrafyayı ve coğrafyanın şehirleri nasıl etkilediği gibi sorulara cevap vermek zorundayız çünkü bu sorular bir bütünün parçasını oluşturmaktadır bu bütün sanayi ve şehirleşme ilişkisini açıklamakta ve günümüz de yaşadığımız şehirlerin nasıl bugünkü halini aldığını bugün yaşadığımız sorunların ve hayatımızı kolaylaştıran pratik yaşamı açıklayabilir.

Sanayileşme Nasıl olur?

Sanayileşme; yeni üretim tekniklerinin üretime uygulanması, ürün kalitesinin yükseltilmesi, üretimin azalan maliyetlerle gerçekleştirilmesi ile ülkenin ekonomik, sosyal ve toplumsal alanlarda uğradığı değişiklikleri de kapsar. Bu anlamda sanayileşme, toplumda bilgi ve kültür seviyesinin yükselmesi ile bilimsel ve teknolojik gelişmelerle çok yakından ilgili bulunmaktadır. Sanayileşme bir ülkenin sınırları içerisinde ki kaynakları, coğrafyasının verdiği imkânlar doğrultusunda veya coğrafyasını değiştirmenin verdiği imkânlarla zenginleşme ve kendini ekonomisini geliştirme yolunda attığı adımlar olarak da açıklanabilir, sanayileşmenin varlığını ortaya koyabilmesi için bir hammaddenin olması gerekmektedir hammadde sanayi için vazgeçilmez bir unsurdur fabrikaların varlığını sürdürmesi hammaddeye bağlıdır.

Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisi ile Fabrikalar da işlenilen hammaddeler pazarlara gönderilmektedir. Hammaddeler pek çok yerden elde edilebilir ancak sanayi faaliyetlerinin varlığını ve temelini oluşturan tarımsal faaliyetler sanayi sektörüne hammadde sağlayan en önemli sektör olarak yer almaktadır. Doğadan alınan her türlü hammadde sanayi faaliyetleri için işlenilebilir bir üründür bu ürünler ihracat için kullanılabilir veya başka işlemler de ihtiyaç arz edebilirdi. Sanayi faaliyetleri hammadde işlemek ve pazara ulaştırmak arasında kalmamaktadır işlenilen hammadde ulaşım yollarlının verdiği kolaylıkla hızlı ve güvenilebilir bir şekil de pazara ulaştırılabilmesi gerekmektedir, pazara hızlı ulaşan ürünler arz ve talep doğrultulusunu hızlı bir şekilde takip etmeyi sağlamaktadır. Ulaşım sanayi faaliyetleri başlamadan önceden belirlenmesi ve yaratılması gerekmektedir hammaddeye yakınlık pazara yakınlık işgücüne yakınlık enerjiye yakınlık gibi etmenler ön plana çıkmaktadır bu saydığımız etmenlerine sahip olan sanayiler faaliyetlerini hızlı kaliteli ve gelişme sağlayarak ilerletmektedirler.

Sanayi sektörünün varlığını ve varlılığının ülke ekonomisine ve diğer ülkelerle küresel rekabet etmeyi sağlayabilecek olan en önemli şey pazardır. Pazarın kalitesi pazarın talepleri ve pazara uygun ürünler üretebilmek oldukça önemlidir pazarların varlığı bulundukları yerler de merkezileşmeyi ve daha fazla parayı getirmektedir bir bölgede pazarın kurulması insanların orada fazla olduğunu göstermektedir buraya uygun ürünler üretildiği takdirde kar elde ederek ülke ekonomisini gelişmesine yol açmaktadır.

Sanayileşmenin varlığı için gereken koşullar

  • Konum
  • Sermaye
  • Hammadde
  • Ulaşım
  • Enerji
  • Pazar
  • İşgücü – İnsan

Sanayi bölgelerinin amaçları

  • Ülkede ki gelişmişliği hızlandırmak
  • Ülkedeki kentleşmenin planlı bir biçimde olmasını sağlar ve düzenler.
  • Hem ulusal hem de bölgesel açıdan işsizliği azaltmayı amaçlar
  • Bölgeler arasındaki kalkınma farklarını ortadan kaldırmayı amaçlar
  • Yerli ve yabancı yatırımcılar için ilgili bölgeyi cazibe merkezi haline getirmeyi amaçlar
  • Ülke Ekonomisine katkıda bulunmak ve tanınırlığı arttırmak

Sanayinin Şehirleşme ile Genel Özellikleri

  • Sanayileşme ülkenin gelişmişliğini küresel anlam da rekabeti oluşturur. Ekonomisini geliştirmesini sağlar ve sağlık, ulaşım, eğitim gibi imkânların gelişmesiyle insanların köylerden kentlere göç etmesini sağlar ve şehirleşmenin temellerini oluşturur.
  • Sanayileşme fabrikaların kurulduğu yerlere köylerden kentlere göçleri oluşturur ve bu göçlerin asıl nedeni fabrikalarda ki işgücü ihtiyacını karşılamak ve istihdam ortamı yaratmaktadır istihdamın yaratılması şehirlere göç eden nüfusun yaşadığı zorlukları da ortaya çıkarmaktadır.
  • Köylerden kentlere yaşanılan göçler sayesinde nüfusun şehirlerde artması ve bu şehirler birer merkez haline gelmeye başlamıştır şehirlere gelen nüfusun büyük bir çoğunluğu fabrikalar da veya çeşitli sektörler de çalışmaya başlamıştır. Şehirlere gelen nüfus şehirleşmenin temelini oluşturmaya başlamıştır.

Sanayileşme Sürecinde Nüfus Değişimi

Yıllar içerisinde sanayinin gelişmesiyle birlikte şehirlerde artan nüfus grafik

  • Sanayi faaliyetlerinin gelişmesi tarım faaliyetlerini de doğrudan veya dolaylı bir şekilde etkilemektedir. Köyden kente göç etmiş topluluklar fabrikalar da yaşanılan makineleşme ile üretimle birlikte modern tarımın da üretimde makineleşme yoluna gitmiş ve bu şekilde modern tarım da kendini geliştirmeye başlamıştır.
  • Fabrikaların şehirler de yer alması ve teknolojik gelişmelerle birlikte hayatın daha pratikleşmeye başlaması daha kolay ve sağlıklı imkânlar dâhilinde yaşam insanların şehirlere göç etmesinde çekici bir faktör haline getirmiştir. Köy hayatının geçinme zorluklarıyla baş edemeyen insanlar için şehirlerde ki pratik yaşam daha fazla ücret karşılığında çalışmak şehirlere bir göç dalgası yaşanmasını sağlamıştır.
  • Sanayinin genel olarak en önemli özellikleri bulunduğu bölgeyi geliştirmesi orayı olumlu ya da olumsuz etkilemesi olarak gözlemlenebilir bulunduğu bölgede ki beşeri imkânları arttırması yaşam koşullarını geliştirmesi sanayi faaliyetlerinin vazgeçilmez ve çekici bir unsur olduğunu ortaya koymaktadır. Ulaşım imkânları sağlık imkânları eğitim imkânları gelişmişliği sanayiden önce bir köy veya sıradan bir şehir olan bölgeyi olumlu yönde etkilemiş ve insanların buraya göç etmesini sağlamıştır.
  • Sanayi faaliyetleri bulundukları bölgeyi olumsuz etkiler doğal çevreyi ve toprağı etkileyebilir. Bunun asıl nedeni fabrikaların kurulacakları bölgeyi belirlemeden önce doğal çevreyi ve fabrikaların oraya uygunluğu konusun da önlemlerin alınmaması ve bilinçsiz bir şekilde kurulan fabrikaların üretimleri sırasında ki bilinçsizlik çevre kirliliği, hava kirliliği gibi sorunlara yol açmaktadır.

Sanayileşmiş Bölgelerde Yaşanılan Göçler

Sanayi ve şehirleşme arasında ki ilişki şüphesiz aralarında göç olgusu olmaksızın anlatılamaz göç sanayi ve şehirleşme arasında bir köprüyü oluşturan vazgeçilemez bir unsurdur. Sanayileşmesinin tamamlamış bölgeler insanların köyden kente göç etmesini sağlamaktadır. Bu göçlerin asıl nedenleri nelerdir?

Sanayileşme ve Göç İlişkisinin Doğurduğu Göç Olgusu

Sanayileşme ve Göç İlişkisinin Doğurduğu Göç Olgusu

 

Sanayileşmiş Şehirlere Göçlerin nedeni nelerdir?

Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisi gerçekleşmiş bölgelere yaşanılan göçler de şüphesiz gözle görülür bir şekilde gelişmişlik olanakları göz önüne çıkmaktadır. İnsanların yaşadıkları köylerden vazgeçip kentlere göç etmesini çekici hale getiren faktörler sadece gelişmiş yaşam olanakları değildir. Köylerde yapılan ilkel tarım tekniklerinden elde edilen ürünlerden gelen paranın yetersiz olması ve işsizlik yoksulluk gibi nedenler den dolayı köylerden şehirlere göçler yaşanmaya başlamıştır. Yaşanılan bu göçler işgücü ihtiyacını karşılamakla birlikte olumsuzluklara da yol açmaktadır yetersiz konutlar gecekondular kapitalist sistemin getirdiği işçi sömürüsü gibi unsurlar insanların hayatlarını sürdürmesinde olumsuz etkilemektedir.

Göçlerin asıl nedeninin altında sanayileşme ve yaşam standartlarının iyi olması yatmaktadır nüfusun bu bölgelere göç etmesi istihdam ihtiyacını karşılamasıyla sanayi faaliyetlerinin özelliklerinden olan bulundukları bölgeyi geliştirmeye sahip olması şehirleşmenin temellerini atmaktadır. Şehirleşme ulaşım sağlık eğitim güvenlik gibi yaşamın temel etmenlerinin varlığını kendi içerisinde barındırır.

Şehirleşmenin Göçler üzerinde İtici ve Çekici Faktörleri

  • Köy hayatının yaşam standartlarının yetersizliği itici faktör olarak göz önüne çıkmaktadır.
  • Şehirlerde ki istihdam olanaklarına sahip olması çekici faktörler arasında yer almaktadır.
  • Sanayi etkisiyle şehirleşmesini tamamlamış bölgeler ulaşım sağlık olanaklarına sahip olması onları çekici birer faktör haline getirmiştir.
  • Sanayi etkisiyle şehirleşmenin yaşandığı bölgeler de eğitim de gelişimini tamamlamıştır ve eğitim şartlarının gelişmesi üniversiteler gibi kurumlar çekici bir faktör haline gelmiştir.
  • Şehirleşmiş bölgeler de yapılan inşaatlar ve konut fazlası merkezi yerlerden uzakta kalan insanlar için çekici bir faktör haline gelmiş göç etme isteğini ortaya çıkartmıştır.
  • Şehirleşmiş bölgeler de ki eğitim seviyesi bölgenin kültürel yapısındaki gelişmişliğini de arttıracağı için insanların kendilerini sosyal açıdan daha iyi yerlere göç etme isteği doyurmuştur.
  • Şehirleşmenin getirdiği yüksek eğitim seviyesi kültürel gelişmişlik baskıcı toplumlar da görülmeyen özgürlük imkânını doğurmaktadır bu yüzden baskıcı toplumlardan uzaklaşıp daha fazla özgürlüğe sahip şehirlere göçler yaşanmıştır bu çekici bir faktör haline gelmiştir.
  • Bu değişimler, şehirlerin cazibe merkezi hâline gelmesine neden olmakta ve insanları kendine çekmektedir. Şehirleşme, göç ve sanayileşme süreci, birbirleriyle sıkı bir ilişki içerisindedir.

Sanayileşmiş şehirler de yaşanılan göçlere grafiklerle örnek verilmesi adına Türkiye de 1927 yılından 2010 yılına tarım sektöründen hizmet ve sanayi sektöründe artış yaşanmıştır.

Şehirleşmiş bölgelerde yaşanılan göçlerin getirdiği sorunlar

  • Şehirleşmiş bölgelerde yaşanılan göç artışı belli olumsuzluklar doğurmaktadır. Şehirleşmiş ve çekici faktörlere sahip olan bölgeler yaşadıkları göçlerle toplumların beklentilerini karşılayamamışlardır.
  • Şehirlerin nüfus artışına dayanabilecek alt yapısının olmaması.
  • Kültürel farklılıkların getirdiği sorunlar toplumsal sorunlar ve kargaşalar.
  • Çevre Kirliliği ve su kirliliği hava kirliliği insan sağlığını olumsuz etkilemekle kalmamış bugün de küresel bir sorun haline gelmiştir.
  • Köyden kente yaşanılan göçler de insanların istihdam olanaklarından faydalanamaması ve işsizliğin kalması.
  • Şehirlerdeki nüfusun artmasından dolayı hastanelerin yetersiz kalması kişi başına düşen doktorların yetersizliği sağlık koşullarını yetersiz bir hale getirmiştir.
  • Nüfusun fazla olması eğitimin kalitesini olumsuz etkilemiştir öğretmen yetersizliği ve göç eden ailelerin çocuklarını okutmak yerine işçi olarak çalışmaları için fabrikalara göndermiştir ve nitelikli işçi yetişmesini engellemiştir.
  • Göç yaşanılan bölgelerdeki kültürel kargaşalar büyük sorunlara yol açmış ve güvensizlik ortaya çıkmıştır.

Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisi Nasıl Oluşmuştur?

Sanayileşmenin getirdiği olumlu imkânlar şehirlere bir göç dalgası yaşanmasını sağlamıştır bu göç dalgasını yaşanmasına neden olan etmenler şöyle açıklanabilir; sanayiler bulundukları bölgeyi geliştirebilir zenginleştirir ulaşım, sağlık gibi imkânların gelişmişliği bu bölgelere yaşanılan göçlerin artışında gözle görülebilir bir hal almıştır. Şehirleşmenin hızlanmasında tarımsal üretim fazlasının önemli rolü olmuştur. Bunu sağlayan ise tarım teknolojisindeki gelişmelerdir. Tarım teknolojisindeki gelişmeler, fazla nüfus ortaya çıkarmasıyla da şehirlerin gelişmesini hızlandırmıştır.

  1.  Yayılan ve ticarete dayanan kapitalist ekonominin gelişmesi prensibi,
  2. Milli devlet prensibi,
  3. Fizikî bilimlerin esaslarını ortaya koyan fikir sis-teminin doğması prensibi.

Ancak bu üç prensip içerisinde millî devlet prensibi en önemli tesire sahip unsuru teşkil etmiştir. Zira milli devletlerin oluşumu, siyasî iktidarın oluşumunu değiştirdiği gibi şehirleşmeyi müspet olarak etkileyen bir faktör olmuştur.

Sanayi sektörü; teknolojik gelişmeyi hızlandırıcı, işgücünü eğitici, içsel ve dışsal ölçek ekonomileri yaratıcı, altyapıyı tamamlayıcı, rekabeti artırıcı vb. kalkınmayı doğrudan özendirici etkileri genellikle tarım kesiminden daha yüksektir. Bu nedenle hemen hemen bütün az gelişmiş ülkelerde sanayileşme, iktisadi veya ekonomik kalkınmanın temel yaklaşımı olarak benimsenmiştir. Özellikle sanayinin gelişmesi sonucu nüfusun kentlerde toplanması ve kent alanlarının şehirleşmesi sürecine denir. Şehirleşen bölgede yaşayan insanların sosyal ve ekonomik yaşantılarında meydana gelen değişimlerdir.

Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisi ile Şehirlerin Doğuşu

Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisini yaşayan Şehirlerin doğuşunda etkili olan faktörler arasında yer alan unsurlar bir şehri oluşturan ve o şehri çekici bir faktör haline getiren etmenlerden oluşmaktadır hiçbir şehir sanayi teknoloji gibi etmenler olmadan göçler için çekici bir yer haline gelemez.

  • Geçmişte insanların yaptıkları ekonomik faaliyetler kısıtlıydı.
  • Teknolojinin gelişmesi yaşamın pratikleşmesi
  • Doğal kaynakların keşfedilmesi sayesinde bu kaynakları fabrikalarda işleyerek ticarette kullanarak ülkenin kalkınmasını sağlamak.
  • Nüfus artışı ve İhtiyaçlara artan talep çekici bir faktör haline gelmiştir.
  • Hızlı bir şehirleşmeyi meydana getiren bu faktörler göçler için ilgi çekici bir yer haline gelmiştir.

Şehirleşmenin Nasıl Oluştuğuna Dair Bir Örnek

Örneğin, küçük bir yerleşim yerinde sanayi faaliyetlerinin başlaması ya da bir maden ocağının açılması o alanda nüfusun artmasına, şehirleşmenin hız kazanmasına, sosyal, ekonomik ve kültürel yapıda değişimlere yol açmıştır.

  • Maden Ocağı veya Sanayi Tesisi
  • Ulaşım, sağlık, eğitim imkânlarının gelişmişliği
  • Nüfus Artışı
  • Şehirleşme Hızlanır
  • Sosyal Ekonomik Kültürel değişim

Şehirleşmeyi Etkileyen Faktörler

Gelişmekte olan ülkelerde hızlı bir göç hareketi görülmekte ve şehirlerin oluşum süreci hala devam etmektedir. Şehirleşmeyi etkileyen faktörler sadece bir şehrin gelişmesini değil kültürel ve ekonomik açıdan da değişimlere yol açmaktadır. Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş insanların yaşamını şekillendirmeye ve düzenlemeye başlamış yeni bir toplum tipi oluşturmuştur.

Şehirleşme de Sanayinin Etkileri

Şehirleşme, ekonomik anlamda tarımdan çok sanayiye bağlı olarak yaşayanların ikamet ettikleri bir yerleşme birimi olduğundan, şehirleşme sanayileşme süreciyle yakından ilgilidir.

Şehirleşme sürecinde yapılan girişimler sanayi faaliyetlerinden yoksun ise sonraki dönemlerde de şehirleşme, sanayi temeline oturtulamayınca hızlı ve yanlış bir şehirleşme süreci yaşanmıştır. Bu tip şehirleşme girişimlerinde sınıflar arası farklılıklar ortaya çıkmakta ve sosyal kargaşalar ortaya çıkmaktadır.

Sanayileşme geleneksel tarım faaliyetleriyle geçinen bir toplumdan artık modern sanayi faaliyetleriyle gelişimini sürdüren bir topluma geçiş sürecidir. Toplumu sosyal açıdan kültürel ve ekonomik açıdan her türlü etkilemekte ve şekillendirmektedir.

Sanayi sektörünün gelişmesi, tarım ve hizmet sektörleri gibi pek çok sektöre olumlu katkılar yapmaktadır. Tarım sektörü varlığını sürdürmek için sanayi sektöründen girdi almak zorundadır. Ayrıca tarım sektörü, sanayi sektörüne hammadde sağlamaktadır. Sanayi sektörünün gelişmesiyle diğer sektörler ticari ve mali olarak gelişim göstermektedir.  Sanayi, yan sanayi dallarını ve iç dış sanayi kollarını geliştirerek kendini yenileyen ve geliştiren bir dinamik yapı sergilemektedir. Bu anlamda sanayileşme,  şehirleşmenin temel dinamiğini oluşturmaktadır.

İstihdam Olanaklarının Etkisi 

Şehirlerde istihdam olanağının artması iş gücü piyasasının genişlediğini göstermektedir ve bu istihdamın olması göçleri ortaya çıkartmıştır. Köy halkının tarımsal faaliyetler den vazgeçip şehre göç etmesi ortaya endüstriyel bir toplum oluşturmuş endüstri alanın da istihdam doğurmuştur. İstihdamın dağılımı şehirlerin ekonomik faaliyetlerinin ne olduğunu göstermesi bakımından önemli bir ölçüttür.

Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisi yaşanan bölgeler de Modern tarımsal faaliyetlerin yapıldığı yerler de gelir payı oldukça yüksektir modern tarım faaliyetleri uygulamayan bölgeler bu yüksek gelir payının atlında kalmaktadırlar. Modern tarım faaliyetlerini uygulayan bölgelerin fazla olması sanayinin gelişmesini arttırmaktadır. Ülke gelirin de gözle görülür bir artışa sahiptirler. İstihdam açısından modern tarım faaliyetleri istenilen iş gücü ihtiyacının altında kaldıkları için tarım sektöründe çalışan işçinin köyden şehirlere göç etmesine sebep olmaktadırlar. Şehirlere göç eden işçilerin farklı sektörlere katılması ülkenin ekonomisinde çeşitli gelir kaynaklarını sağlamaktadır ve istihdam olanakları çeşitliliği arttırmaktadır.

Eğitim Sektörünün Etkisi

Bir ülkede ki eğitim seviyesinin yüksek olması nitelikli işçi ve gelişmişliğin göstergesi olarak gösterilmektedir.

Eğitim seviyesinin yüksek olduğu ülkeler de insanların gelirlerinin yaşam standartlarının arttırması beklenmektedir bu sadece kendi yaşam standartlarını değil ülke geleceğine de etki etmektedir. Nitelikli bir işçi ülkenin sanayileşme aşamasında gelişmesine yardımcı olabilir ve işçilerin şehirlere göç etmesiyle nitelikli işçi yetiştirilmesi nitelikli yöneticilerin üreticilerin ortaya çıkmasını sağlayabilmektedir. Eğitim seviyesi yüksek olan bir toplum gelişmişlik gösterir.

Ekonomik gelişmenin arttırmanın yöntemleri arasın da nitelikli işçi yetiştirmek ve işçilerin ekonomiye katkıları ve iş gücü ihtiyacını karşılamalarıyla yararlanılabilir. İşçi yetiştirmek için meslek liseleri meslek okulları ve üniversiteler burada devreye girmektedir ihtiyaç duyulan sektöre nitelikli işçi yetiştiren kurumlar iş gücü ihtiyacını önemli bir ölçüde tamamlamaktadır ve nitelikli işçi yetiştirdikleri için sanayi sektörünün devamlılığını sağlamaktadırlar.

Sağlık Sektörünün Etkisi 

İnsanların yaşamlarını devam ettirmeleri sağlık imkânlarının toplumlar tarafından çok fazla ihtiyaç duyulması ve artık bunun bir sektör haline gelmesini sağlamıştır. Sağlık sektörü bir sosyal gelişmenin temeli olarak görülmektedir. Sağlık sektörün de nitelikli çalışanların olması ülkenin sosyal yaşam da ve ekonomik alan da güvenilirliğini çekici faktörleri arasında yer alır. Eczaneler,  Hastaneler, Doktor ve hemşire sayısı önemli bir sağlık göstergesi ve gelişmişlik göstergesi olarak gösterilebilir. Şehirleşme ve sanayileşme bu unsurlarla birbirine bağlanabilir.

Şehirleşmenin Sonuçları

Sanayileşme ve şehirleşme birlikte bir bütün halinde şehirleşmeyi oluşturmasının yanın da olumlu pek çok şey getirmesinin yanında olumsuz yanları da gözden kaçmamaktadır hayatı pratikleştirmesi istihdam olanaklarına sahip olması gibi insan hayatı için oldukça değerli nimet sayılan bu olanakların yanın da olumsuzluklara yol açtığı da gözden kaçmamalıdır.

Şehirleşmenin getirdiği imkânlara sahip olan bölgeler sahip oldukları kaynakları olumlu ve olumsuz yönde etkilemişlerdir. Şehirlere yaşanılan göçlerden dolayı şehirlerin kamu kurum ve kurumlarının bu nüfus fazlalığını kaldırmaya yetmeyen alt yapısına yenik düşmüşlerdir bu nüfusa karşı yetersiz kalan altyapı kendisini güvensiz bir ortam olarak kimi zamanlar da çevre kirliliği su kirliliği konut yetersizliği gibi ön plana çıkarmaktadır.

Şehirleşmenin yaşandığı bölgelerde doğal kaynakların yok edilmesi ilk zamanlar bölgesel bir sorunken küresel çapta bir kriz haline gelmiştir çünkü doğal ve sağlıklı bir yaşamın kaynağı olan doğayı yok ederek yaşamın dengesini bozulmaya başlanmıştır.

Fabrikaların kurulacağı bölgenin sanayi coğrafyası tarafından daha önce incelenmemiş olması toprak sahanın bozulmasına neden olmuştur bilinçsiz fabrikaların kurulması sadece toprağa zarar vermemiş beraberinde potansiyel bir hammadde olarak ihtiyaç duyulabilecek olan tarım faaliyetlerinin gelişmesini de engellemiştir. (Erozyon, Çölleşme). Fabrikaların kurulduğu yerler de yalnızca zarar verilen toprak değil insan yaşamının varlığını şehirlerin kuruluş bölgesini belirleyen bir etmen olan suya da zarar vermiştir sulara zarar vermesi fabrikaların günümüz de en çok gündeme gelen olumsuz yanları arasında yer almaktadır. Sulara zararlı atıkların bilinçsiz bir şekil de zarar verilmesi dolaylı yollar dan insan ve hayvanların hayatına zarar vermektedir.

Mekânsal ve kültürel açıdan kentten soyutlanmış şehirleşmemiş getto adı verilen semtlerin ortaya çıkması ve bu gettolar da kamu kurumlarının güçlerini kullanmaması ve güvenliği sağlayamaması.

Aşırı ölçüde nüfus birikimi olan metropollerin doğması kentlerde işsizliğin artması. Konut, çevre, altyapı, ulaşım, eğitim, sağlık ve asayiş sorunlarının artması. Kentlerde arsa ve arazi değerlerinin artması, verimli tarım alanlarının ve orman arazilerinin hızla yerleşime açılması doğal çevrenin bozulması.  Sanayi tesislerinin yerleşim alanı içinde kalması Gecekondulaşma gibi sonuçları doğurmuştur.

Sanayileşme etkisiyle birlikte şehirleşmenin yaşandığı bölgeler

Sanayi devrimiyle birlikte ilk şehirleşme: Manchester

Manchester, 18. ve 19. yüzyıllar da İngiltere’yi silip süpüren ekonomik ve toplumsal devrimden kaynaklanan ilk sanayi şehridir. Manchester sanayi devriminden önce bir haftalık panayırları ve pazarları bulunan bir kente ev sahipliği yapmaktaydı 1700’lerin sonlarına doğru parlamaya başlayan bir ticaret kasabası haline 19. yüzyılda ise artık önemli bir sanayi merkezi ve İngiltere’nin ikinci büyük şehri haline geldi. Buharlı makinelerin gelişmesiyle de Manchester ülkenin pamuklu imalat merkezi haline geldi.

Manchester kentinde yaşanılan sanayi faaliyetlerindeki çeşitlilik kırsal kesimde yaşayan insanların geçinmek için daha fazla paraya ihtiyaç duymasıyla Manchester kentine göçler yaşanmıştır. Manchester kentini göçler için çekici bir faktör haline getiren şehirleşmenin temelleri arasında yer alan en önemli faktörler arasında yer alan istihdam olanaklarıdır istihdam olanakları insanları kırsal kesimden bu bölgeler de yaşamaya itmiştir işsizlik ve geçinme sıkıntısı çeken insanlar burada hayatlarını geçindirmek için gelmişlerdir

Şehirlerin bu nüfus patlaması karşısında yetersiz kalması kamu kurumlarının güvenlik sağlık eğitim gibi sektörler de yetersiz kalmasını ve şehirsel krizin ortaya çıkmasını tetiklemiştir.

  1. yüzyılın çeyreğine gelindiğin de Manchester kentinde nüfus dört katına çıktı ve her yirmi yılda bir iki misli artış gösterdi. Galler ve İrlanda’nın kırsal kesimlerinden gelen göç dalgaları dokuma tezgâhlarını pamukla dokuma tesislerini ve şehrin kurumlarını oluşturdular kısacası Manchester patlayan bir şehirsel büyüme yaşadı. Bu süreç içinde slumler (Sefalet yuvaları) geniş alanlara yayılmış sefalet yuvaları oluşmuş. Bu bölgelerde ortaya çıkan ağalar yoksulların sırtından geçinmeye başlamıştır. Bu bölgeler de ilk başlar da çekici bir faktör haline gelen işçi ücretleri daha sonraları olumsuz bir hal almaya başlamış sağlık ve güvenlik gibi etmenler ihmal edilmeye başlanmış ve Manchester da daha ilk sanayi ve şehirleşmenin yaşandığı ilk şehirde ‘’Şehirsel Kriz’’ ortaya çıkmıştır.

Kırsal alanlar da yaşamlarını sürdüren insanlar tarımın artık geçinmek için yetersiz kalmasıyla sanayi şehirlerine göç etmeye başlamış ve ilk sanayi kenti olan Manchester bu göç akınına ev sahipliği etmiştir.  Manchester kentine gelen işçilerin büyük bir kısmı nehir kenarlarına yerleşmiştir çünkü dokuma tesislerinin bu bölgeler de yer alması işçilerin burada barınma ihtiyacını doğurmuştur ve bu nüfusun bilinçsiz yerleşmesi ve konut yetersizliği bilinçsiz inşaat girişimleri gibi sorunlar şehir de büyük krizlere neden olmuştur.

Hava kirliliği Manchester da daha o zaman büyük bir sorun haline gelmişti 17. yüzyılda bile maden kömürü yakılmasının oluşturduğu dumanlar İngiltere’nin sanayi şehirleri üzerine bir perde halinde çökmüştür. Arada sırada da olsa mahkeme, fabrika sahiplerine ceza kesmekteydi bu cezalar fabrika sahiplerinin ciddiye alacağı cezalar olmadığı için hava kirliliğinde bir azalma veya üretim yolunda farklı adımlar atma girişimlerine gidilmemiştir. Şehri kaplayan yoğun hava kirliliği dumanları zamanla şehirde ‘’Baş ağrısı Komitesi’’ kurulmasının önünü açmışsa da etkili olmamıştır.

Sanayinin ekonomiye katkısı ile birlikte her geçen gün gelişen ve zenginleşen üretici kesimi işçi kesiminin emekleri sayesinde zenginliğe ulaşmıştır zaman içerisinde işçiler çalışma şartlarından dolayı işçi hakları için mücadele etmiştir.

Manchester da fabrikalardaki koşullar zamanla biraz daha iyileşti. Dokuma işçileri günde 12 ile 18 saat arasında haftada altı gün çalışıyorlardı kahvaltıda yarım sat ve öğle yemeğinde birere saat molaları vardı. İşçileri çoğu ailelerinin hayatta kalmasını güvence altına almak isteyen kadın ve çocuklarıydı. Bazı yoksullar da sokaklardan toplanmış yoksul evlerine gönderilmiş ve kendilerine ‘’Sanayiyi Öğretmek’’ üzere fabrikalar da çalışmaya zorlanmış en basit önlemler bile alınmadığından bir ‘’Dokuz Parmaklı İnsanlar Lejyonu’’ üremiştir. Bu tür duyarsızlıklara daha fazla dayanamayan işçi kesimi protestolara başvurmuş ve işçi haklarını zenginleşen kesime duyurmuştur. Caddeler de eylemler yapılmış fabrikalardaki makineler kırılmıştır. İşçilerin hayatlarındaki bu zorluklar sanayi devriminin geçmişten günümüze her döneminde yaşanmıştır her sanayi faaliyetlerinin yoğun bir şekilde gerçekleştiği her dönem de işçi hakları işçilerin çalışma şartlarında iyileşmeler söz konusu olmuştur.

Geçmişten Günümüze Sanayileşmenin etkisiyle kentsel nüfusun grafiği

Bombay (Mumbai)

Hindistan’ın kuzeybatı kıyısında yedi ada üzerinde kurulmuş olan Bombay, dünyanın en kalabalık kentlerinden biridir. Bombay’ın nüfusu 2003 yılında 17 milyondur. 2021 de yaklaşık 25 milyon olması tahmin edilmektedir.

Ülkenin diğer kentlerine göre yaşam standartlarının daha yüksek olması, buraya çok sayıda insanın göç etmesine neden olmaktadır. Bu nedenle kent, farklı toplulukların ve kültürlerin çeşitliliği sosyal yaşam’da ortaya çıkmıştır.

Bombay, 1940 yılından beri sürekli büyümekte ve hızlı büyüyen tüm kentlerde olduğu gibi birtakım sorunları da içinde barındırmaktadır. Aşırı nüfus artışı ve yoksulluk en önemli sorunlardan biridir. Kentte yoğun bir konut sıkıntısı yaşanmakta ve aşırı nüfus artışını önlemek amacıyla yeni sanayi ve ticaret merkezlerinin kurulmasına izin verilmemektedir. Zıtlıkları bir arada barındıran Bombay, bir yandan evsiz insanlarla dolup taşarken bir yandan da dünyanın en pahalı evlerine sahiptir. Hızlı sanayileşmeye bağlı olarak kentin çeşitli bölümlerinde gecekondu semtleri bulunmaktadır.

Bombay’ın yaşam alanlarının pek çoğunda hayvansal yakıt kullanılırken Hindistan’ın nükleer reaktörleri de burada bulunmaktadır. Bombay’da ulaşım sistemi yeterli değildir. Trenler ve belediye otobüsleri başlıca ulaşım araçlarıdır.

Uluslararası iki havaalanı ve özellikle Bombay Limanı, Hindistan’ın dış ticaretinde çok önemli bir yere sahiptir. Bombay, ülkenin en önemli ticaret, finans, kültür ve eğlence merkezidir. Kentte çok sayıda müze, kütüphane, tiyatro, sinema, kültür ve sanat merkezi bulunmaktadır. Ayrıca Bombay, “Bollywood” olarak adlandırılan Hint sinema sanayisinin de merkezidir.  Kent, bunun yanı sıra çıkarılan çok sayıda gazete, televizyon ve kurulan radyo istasyonuyla da önemli bir medya merkezidir.

Sanayileşme ve Şehirleşmenin Çevreye Etkisi

Çevre Sorunlarının Ortaya Çıkışı

Çevre problemleri çok çeşitli olsa da en önemli ve incelemelerde sıkça üzerinde durulmuş olanları hava kirliliği, su kirliliği, kimyasal atıklar, küresel ısınma ve ozon tabakasının delinmesi problemleridir.

Kirlilik türleri arasında hava kirliliği özellikle insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri düşünüldüğünde kentlerdeki en ciddi çevre sorunlarından birini teşkil etmektedir. Hava kirlenmesi çeşitli yaklaşımlarla tanımlanabilir. Ancak hava kirlenmesi durumunda gerek kirleticiler gerekse bunların etkileri konusunda çeşitli belirsizliklerin bulunması kapsamlı bir genel tanımı güçleştirmektedir. En genel anlamda bir tanım şu Şekilde yapılabilir: “Hava kirlenmesi havada, belirli fiziksel Şekillerde; yabancı maddelerin insan sağlığına, diğer canlılara, ekolojik dengeye ve eşyalara zararlı olabilecek konsantrasyonda ve sürelerde bulunmasıdır.”

Çevre Kirliliğinin doğurduğu ekonomik nedenler

Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisi yüzünden Kirliliği doğuran başlıca unsurları kısaca sıralamak gerekirse; nüfus artışı, ekonomik büyüme ve teknolojik gelişme ve değişim’dir. Bu unsurlar da dünyada çevre kirliliği olgusunu tetikleyen faktör olarak kabul edilen sanayileşmenin getirdikleridir.   Bilindiği gibi yerküredeki kıtlık sorunu bizi iktisadi faaliyetleri açıklamaya götüren temel çıkış noktasıdır. Ekonominin kalkış noktası insanoğlunun sınırsız istek ve ihtiyaçları karşısında dünyamızdaki mevcut kaynakların sınırlı olugudur. ( Eren, 1997: 1-3 ) Özellikle şehirlerde yaşanan hızlı ve dengesiz nüfus artış kaynakların daha da optimal kullanılmasını gerektirmektedir.

Kentleşme Sorunu

Günümüzde kentler genellikle ticaret yollarına yakınlığına ve stratejik konumuna göre büyümüş, üzerinde kurulduğu toprağın doğal yapısına ve tarımsal verimliliğine bakılmaksızın rehberlikten yoksun büyüme sonucu toprağın gereksiz kayba uğramasına yol açmıştır. Artan nüfus, gelişen endüstri ve ülkenin doğal kaynaklarını tehdit eden kirlenmeler, insanlığın ve ülkenin geleceği yönünden oldukça önem taşımaktadır. Solunan havanın ve içilen suyun kirlenmemiş olması, gürültüden ve diğer kirliliklerden uzak, yeşil sağlıklı bir çevrede yaşamak kırsalda olduğu kadar şehirde yaşayan insanlar açısından da öncelikli bir konudur.

Kentleşmenin Doğal Kaynaklar ve Çevre Üzerindeki Etkisi

Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisi ile birlikte Kentleşme zamanla toprağın kullanımı şeklini de dönüştürmektedir. Öyle ki, kentlerin boş ve terk edilmiş topraklara doğru düşük nüfus yoğunluğunda tanımlanan bir şekilde yayılması toprak kaynağının verimsiz ve israf edici bir şekilde kullanılmasına, alt yapı yatırımlarının yüksek maliyetli olmasına ve daha fazla ulaşım gereksinimi olacağı için enerji tüketiminin ve hava kirliliğinin fazla artmasına yol açmaktadır. Göçlerden dolayı hızla artan nüfus kentlerdeki arazi talebini arttırmakta ve bunun sonucunda toprak üzerindeki baskının arttığı gözlenmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde her sene ortalama olarak 476.000 hektar ekilebilir tarım arazisi yerleşim alanına dönüştürülerek nehir kullanımına sunulmaktadır.

Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisi yüzünden Kentlerin mevcut ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesi ve kentte yaşayan nüfusun ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için giderek daha karmaşık hale gelen çeşitli kaynaklara ihtiyaç vardır. Bunlardan en önemlileri su, yakacak maddesi (odun, kömür, gaz vb.), alüminyum, demir ve benzeri inşaat malzemeleri ve mineraller ile plastik sentetik materyaller gibi malzemelerdir.

  • Sanayileşme Perspektifinde Kentleşme ve Çevre İlişkisi – Müjgan Hacıoğlu Deniz

İlginizi Çekebilir: Güney Kore Yemekleri

Kaynaklar

  • Sanayileşme Perspektifinde Kentleşme ve Çevre İlişkisi – Müjgan Hacıoğlu Deniz
  • Kentleşme Sanayileşme ve Kalkınma Etkileşimi – M. Fatih Can.
  • Dünyada ve Türkiye’de Sanayileşme I – Strateji ve Temel Sanayileşme Sorunları – Erdem Koç,  Mahmut Can Şenel,  Kadir Kaya.
  • Türkiye’de Şehirleşmeyi Etkileyen Fakötler: Mekansal Ekonometri Analizi – Fatma Zeren, Burcu Kılınç Savrul.
  • Sanayileşme Sürecinde Şehir ve Şehirleşme – Mustafa Kağan Özbilge, Prof.Dr. İsmet Akova
  • Beşeri Coğrafya – Prof. Dr. Erol Tümertekin, Prof. Dr.Nazmiye Özgüç
  • Ekonomik Coğrafya­ – Prof. Dr. Erol Tümertekin, Prof. Dr.Nazmiye Özgüç
  • Beşeri ve Ekonomik Coğrafya – Prof.Dr Mesut Doğan, Prof.Dr. Özlem Sertkaya Doğan
  • Sanayileşme ve Şehirleşme İlişkisi – Beşeri Coğrafya